T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim BaşkanlığıTürkiye Cumhuriyeti, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini temel alan ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla şekillenen proaktif, çok boyutlu ve insani odaklı bir dış politika izlemektedir. Bu politika, ülkenin jeostratejik konumunun getirdiği avantajları, tarihi ve kültürel derinliğiyle birleştirerek bölgesel ve küresel barışa, istikrara ve refaha katkıda bulunmayı hedefler. Türkiye, bir yandan Batı ile olan köklü ittifaklarını (NATO üyeliği ve AB üyelik süreci gibi) stratejik bir öncelik olarak korurken, diğer yandan Türk Dünyası, Balkanlar, Orta Doğu, Afrika ve Asya gibi farklı coğrafyalardaki ortaklıklarını derinleştirmektedir. Bu çok yönlü yaklaşım, Türkiye’nin uluslararası sistemin etkin ve saygın bir üyesi olarak konumunu güçlendirmekte ve küresel sorunlara çözüm arayışlarında merkezi bir rol oynamasını sağlamaktadır. Terörizmle mücadele, uyuşmazlıkların barışçıl çözümü, arabuluculuk ve insani diplomasi, bu dinamik dış politikanın temel sacayaklarını oluşturmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini temel alan ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla şekillenen proaktif, çok boyutlu ve insani odaklı bir dış politika izlemektedir. Bu politika, ülkenin jeostratejik konumunun getirdiği avantajları, tarihi ve kültürel derinliğiyle birleştirerek bölgesel ve küresel barışa, istikrara ve refaha katkıda bulunmayı hedefler. Türkiye, bir yandan Batı ile olan köklü ittifaklarını (NATO üyeliği ve AB üyelik süreci gibi) stratejik bir öncelik olarak korurken, diğer yandan Türk Dünyası, Balkanlar, Orta Doğu, Afrika ve Asya gibi farklı coğrafyalardaki ortaklıklarını derinleştirmektedir. Bu çok yönlü yaklaşım, Türkiye’nin uluslararası sistemin etkin ve saygın bir üyesi olarak konumunu güçlendirmekte ve küresel sorunlara çözüm arayışlarında merkezi bir rol oynamasını sağlamaktadır. Terörizmle mücadele, uyuşmazlıkların barışçıl çözümü, arabuluculuk ve insani diplomasi, bu dinamik dış politikanın temel sacayaklarını oluşturmaktadır.
Türkiye’nin dış politikasının en belirgin başarılarından biri, insani yardım alanındaki küresel liderliğidir. Ülke, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) verilerine göre, uzun yıllardır milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülke konumundadır. 2023 yılında yaklaşık 6.9 milyar ABD Doları tutarında dış yardım gerçekleştirerek bu alandaki cömertliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Bu yardımlar, Dışişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda AFAD, Türk Kızılay ve TİKA gibi kurumlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. Gazze’ye gönderilen on binlerce tonluk yardım malzemesinden Somali’deki kuraklıkla mücadeleye, Rohinga Müslümanları için Bangladeş’te kurulan sahra hastanesinden Afganistan’a uzanan “İyilik Trenleri”ne kadar geniş bir yelpazede yürütülen bu faaliyetler, Türkiye’nin “insani odaklı” dış politikasının en somut tezahürleridir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin uluslararası arenadaki yumuşak gücünü artırmakta ve küresel vicdanın sesi olma misyonunu pekiştirmektedir.
Savunma ve güvenlik alanında Türkiye, NATO’nun güneydoğu kanadının en güçlü ve stratejik müttefiklerinden biridir. 1952 yılından bu yana İttifak’ın etkin bir üyesi olan Türkiye, NATO operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş ülkeden biri olma özelliğini taşımaktadır. Soğuk Savaş döneminde üstlendiği kritik rolden, günümüzde kriz yönetimi ve barışı koruma harekatlarına verdiği desteğe kadar Türkiye, İttifak’ın güvenliğinin bölünmezliği ilkesine somut katkılar sunmaktadır. Aynı zamanda, G20 platformunun da kurucu ve aktif bir üyesi olan Türkiye, küresel ekonomik yönetişimde söz sahibi ülkeler arasında yer almaktadır. Bu üyelik, Türkiye’ye hem küresel ekonomik ve finansal gelişmeleri yakından takip etme hem de gelişmekte olan ülkelerin sesi olma imkânı tanımaktadır. Bu platformlardaki aktif rolü, Türkiye’nin hem Batı ile stratejik ortaklığını hem de küresel sistemdeki çok boyutlu aktör kimliğini yansıtmaktadır.
Türkiye’nin dış politikasının bir diğer önemli sütununu ise arabuluculuk ve uyuşmazlıkların barışçıl çözümü faaliyetleri oluşturmaktadır. BM, AGİT ve İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kurulan Arabuluculuk Dostlar Grupları’nın eş-başkanlığını yürüten tek ülke olması, bu alandaki öncü rolünün bir göstergesidir. İstanbul Arabuluculuk Konferansları gibi uluslararası platformlara ev sahipliği yaparak teorik ve pratik bilgi birikimine katkı sağlayan Türkiye, aynı zamanda sahada da aktif bir rol oynamaktadır. Rusya-Ukrayna savaşında üstlendiği kolaylaştırıcı rol ve Tahıl Koridoru Anlaşması’nın imzalanmasındaki başarısı, Türkiye’nin diplomatik yeteneklerini ve yapıcı gücünü ortaya koyan en güncel örneklerdir. Gelecekte de Türkiye, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda, girişimci ve insani dış politika anlayışını sürdürerek bölgesinde ve ötesinde bir istikrar ve refah adası olmaya, küresel sorunların çözümünde ise güvenilir bir ortak olarak rol oynamaya devam edecektir. Genişleyen diplomatik misyon ağıyla (dünyanın en büyük 3. diplomatik ağı) küresel erişimini her geçen gün artıran Türkiye, barış, diyalog ve işbirliğini merkeze alan dış politika vizyonuyla 21. yüzyılın şekillenmesinde belirleyici aktörlerden biri olma hedefini kararlılıkla sürdürmektedir.
Türkiye, 1952'den bu yana NATO'nun sadık ve güçlü bir üyesidir. İttifak'ın kolektif savunma ilkesinin temel bir direği olarak, Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliğini sağlamada kritik bir rol oynamaktadır. Soğuk Savaş boyunca Batı bloğunun savunmasında kilit bir rol üstlenen Türkiye, günümüzde de terörle mücadele, siber güvenlik, deniz haydutluğu ve kriz yönetimi gibi yeni nesil tehditlere karşı İttifak'ın yeteneklerine önemli katkılar sunmaktadır. NATO misyon ve operasyonlarına en çok katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alan Türkiye, aynı zamanda ABD ile olan stratejik ortaklığını ve Avrupa Birliği ile tam üyelik hedefini transatlantik ilişkilerin vazgeçilmez unsurları olarak görmektedir. Bu ilişkiler, Türkiye'nin Batı dünyasıyla olan derin tarihi, siyasi ve ekonomik bağlarının bir yansımasıdır ve dış politikasının temel direklerinden birini oluşturmaya devam etmektedir.
Türkiye, NATO’ya tam üye oldu ve transatlantik güvenlik mimarisinin önemli bir parçası haline geldi.
Türkiye, dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20 platformunun kurucu üyeleri arasında yer aldı.
Türkiye, Somali’deki büyük kuraklık ve kıtlık felaketine müdahale ederek tarihinin en büyük insani yardım operasyonlarından birini başlattı.
Türkiye, ilk Dünya İnsani Zirvesi’ne İstanbul’da ev sahipliği yaparak küresel insani sistemin geleceğinin şekillendirilmesinde öncü bir rol üstlendi.
Türkiye, BM ile birlikte Rusya ve Ukrayna arasında Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın imzalanmasına aracılık ederek küresel gıda krizinin hafifletilmesine büyük katkı sağladı.
Türkiye, dış temsilcilik sayısını 253’e çıkararak dünyanın en geniş 3. diplomatik ağına sahip ülke konumuna ulaştı.