LogoT.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı
Çevre ve İklim
Konulara Dön
Environment & Climate

Çevre ve İklim

Türkiye, zengin biyolojik çeşitliliği, stratejik su kaynakları ve üç kıtanın kesişim noktasındaki eşsiz coğrafi konumuyla, çevre ve iklim değişikliği konularında küresel ölçekte önemli bir rol oynamaktadır. Ülkenin çevre politikaları, 1970'lerden itibaren uluslararası gelişmelerle paralel bir şekilde evrilmiş ve özellikle son yirmi yılda sürdürülebilir kalkınma ilkelerini merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmiştir. Bu süreç, 1983 yılında Çevre Kanunu'nun çıkarılmasıyla yasal bir zemine oturmuş ve Avrupa Birliği'ne uyum süreciyle birlikte ivme kazanmıştır. Türkiye, bugün Paris Anlaşması'na taraf bir ülke olarak 2053 yılı için "Net Sıfır Emisyon" hedefini benimsemiş ve bu doğrultuda yeşil bir kalkınma devrimini başlatmıştır. Bu devrim, sanayiden ulaşıma, tarımdan enerjiye kadar tüm sektörlerde köklü bir dönüşümü zorunlu kılmaktadır.

123,7GW
2035 Yenilenebilir Enerji Kurulu Güç Hedefi
0Karbon Emisyonu
2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi
50Adet
Toplam Milli Park Sayısı

Genel Bakış

Türkiye, zengin biyolojik çeşitliliği, stratejik su kaynakları ve üç kıtanın kesişim noktasındaki eşsiz coğrafi konumuyla, çevre ve iklim değişikliği konularında küresel ölçekte önemli bir rol oynamaktadır. Ülkenin çevre politikaları, 1970'lerden itibaren uluslararası gelişmelerle paralel bir şekilde evrilmiş ve özellikle son yirmi yılda sürdürülebilir kalkınma ilkelerini merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmiştir. Bu süreç, 1983 yılında Çevre Kanunu'nun çıkarılmasıyla yasal bir zemine oturmuş ve Avrupa Birliği'ne uyum süreciyle birlikte ivme kazanmıştır. Türkiye, bugün Paris Anlaşması'na taraf bir ülke olarak 2053 yılı için "Net Sıfır Emisyon" hedefini benimsemiş ve bu doğrultuda yeşil bir kalkınma devrimini başlatmıştır. Bu devrim, sanayiden ulaşıma, tarımdan enerjiye kadar tüm sektörlerde köklü bir dönüşümü zorunlu kılmaktadır.

Türkiye'nin iklim politikalarının temelini, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırma ve enerji verimliliğini sağlama stratejileri oluşturmaktadır. Ülke, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035 yılına kadar elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payını %55'in üzerine çıkarmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda, güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünde devasa artışlar planlanmaktadır. Özellikle güneş enerjisi potansiyeli bakımından Avrupa'nın en şanslı ülkelerinden biri olan Türkiye, son yıllarda yaptığı yatırımlarla güneş enerjisi kurulu gücünü yüzlerce kat artırmıştır. Rüzgar enerjisinde de benzer bir başarı grafiği yakalanmış, hem karasal (onshore) hem de deniz üstü (offshore) rüzgar santralleri için büyük ölçekli projeler hayata geçirilmektedir. Bu adımlar, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini artırırken aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğiyle mücadelesine somut katkılar sunmaktadır.

Çevre yönetimi alanında Türkiye'nin en dikkat çekici başarılarından biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Projesi'dir. 2017 yılında başlatılan bu proje, israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşumunun azaltılmasını ve atıkların geri dönüştürülerek ekonomiye yeniden kazandırılmasını hedefleyen bir yaşam felsefesi olarak benimsenmiştir. Kısa sürede ülke geneline yayılan proje, kamu kurumlarından özel sektöre, okullardan hanelere kadar geniş bir katılımla büyük bir toplumsal harekete dönüşmüştür. Sıfır Atık Projesi sayesinde geri kazanım oranlarında önemli artışlar sağlanmış, milyarlarca dolarlık ekonomik kazanç elde edilmiş ve tonlarca sera gazı salınımı engellenmiştir. Türkiye'nin bu alandaki liderliği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda alınan kararla 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi ve Türkiye'nin bu kararın ana sunucusu olmasıyla uluslararası düzeyde de tescillenmiştir.

Türkiye'nin çevre koruma çabaları, zengin biyolojik çeşitliliğini ve doğal güzelliklerini barındıran milli parklar ve korunan alanlar ağıyla da desteklenmektedir. Ülke genelinde 50'ye ulaşan milli park, sayısız tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı geliştirme sahası bulunmaktadır. Bu alanlar, endemik bitki ve hayvan türleri için birer sığınak görevi görürken, aynı zamanda ekoturizm faaliyetleri için de önemli fırsatlar sunmaktadır. Aladağlar'dan Kaçkar Dağları'na, Göreme'nin peri bacalarından Yedigöller'in eşsiz manzaralarına kadar uzanan bu korunan alanlar, Türkiye'nin doğal mirasının gelecek nesillere bozulmadan aktarılması için kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, bir yandan kalkınma hedeflerini gerçekleştirirken diğer yandan doğal kaynaklarını ve ekolojik dengeyi koruma konusundaki kararlılığını bu entegre politikalarla ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Başlıklar

Yenilenebilir Enerji ve 2053 Net Sıfır Hedefi

Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2053 yılı için belirlediği net sıfır emisyon hedefine ulaşmada yenilenebilir enerji kaynaklarını stratejisinin merkezine yerleştirmiştir. Ulusal Enerji Planı, bu hedefe giden yol haritasını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Plana göre, 2035 yılına kadar ülkenin toplam elektrik kurulu gücünün 189,7 GW'a ulaşması ve bu gücün %64,7'sinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması öngörülmektedir. Bu hedef doğrultusunda, güneş enerjisi kurulu gücünün 52,9 GW'a, rüzgar enerjisi kurulu gücünün ise 29,6 GW'a çıkarılması planlanmaktadır. Bu rakamlar, Türkiye'nin mevcut kapasitesini katlayarak, ülkeyi yenilenebilir enerji alanında bir dünya lideri yapma potansiyelini göstermektedir. Bu büyük dönüşüm, sadece fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda enerji arz güvenliğini güçlendirecek ve yeşil teknoloji sektöründe yeni istihdam olanakları yaratacaktır. Türkiye, yenilenebilir enerji ekipmanları üretiminde de yerli ve milli kapasitesini artırmayı hedeflemektedir. Ayrıca, enerji depolama sistemleri (bataryalar) ve yeşil hidrojen üretimi (elektrolizörler) gibi tamamlayıcı teknolojilere de önemli yatırımlar yapılmaktadır. 7,5 GW'lık batarya ve 5 GW'lık elektrolizör kapasitesi hedefleri, şebeke esnekliğini artırarak kesintili yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Bu bütüncül yaklaşım, Türkiye'nin yeşil kalkınma devrimini başarıyla tamamlamasının anahtarını oluşturmaktadır.

Öne Çıkan Başlıklar

1
Türkiye, Paris Anlaşması çerçevesinde 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı taahhüt etmiştir.
2
Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035'te elektrik üretiminin %55'inden fazlası yenilenebilir kaynaklardan sağlanacaktır.
3
Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücü hedefi 2035 yılı için 52,9 GW, rüzgar enerjisi hedefi ise 29,6 GW olarak belirlenmiştir.
4
2017'de başlatılan Sıfır Atık Projesi sayesinde geri kazanım oranı %13'ten %35'lere yükselmiştir.
5
Türkiye'nin girişimiyle 30 Mart, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmiştir.
6
Türkiye, yaklaşık 4.000'i endemik olmak üzere 12.000'e yakın bitki türü ile zengin bir floraya sahiptir.
7
Ülke genelinde, toplam alanı 8 milyon hektarı aşan 50 milli park ve çok sayıda korunan alan bulunmaktadır.
8
Türkiye, 2053 hedefleri doğrultusunda enerji yoğunluğunu 2020 yılına göre %35'ten fazla azaltmayı planlamaktadır.
9
Yeşil hidrojen üretimi için 2035'e kadar 5 GW'lık elektrolizör kapasitesi ve şebeke esnekliği için 7,5 GW'lık batarya depolama kapasitesi hedeflenmektedir.

Rakamlarla Çevre ve İklim

123,7GW
2035 Yenilenebilir Enerji Kurulu Güç Hedefi
0Karbon Emisyonu
2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi
50Adet
Toplam Milli Park Sayısı
~4.000Tür
Endemik Bitki Türü Sayısı
%22Puan
Sıfır Atık ile Geri Kazanım Oranı Artışı
>%55
2035'te Elektrik Üretiminde YE Payı

Tarihçe

1983

Türkiye'nin çevre politikalarına yasal çerçeve kazandıran Çevre Kanunu kabul edildi.

2016

Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel bir dönüm noktası olan Paris Anlaşması'nı imzaladı.

2017

Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda israfın önlenmesi ve kaynakların verimli kullanılması amacıyla Sıfır Atık Projesi başlatıldı.

2021

Türkiye, Paris Anlaşması'nı meclisinde onaylayarak yürürlüğe koydu ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini ilan etti.

2022

Türkiye'nin öncülüğünde BM Genel Kurulu, 30 Mart'ı Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak kabul etti.

2023

Türkiye, 2053 hedeflerine yönelik yol haritasını içeren Ulusal Enerji Planı'nı yayınladı.